Nefise Düşünür ile – Hayatın İçinde Hayat Bulan Hikâyeler Hayal Et – Üret – Değiştir

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bazen bir hayatı değiştirme fikri, bir bilgisayar ekranında, bir atölyede ya da genç bir zihnin hayalinde başlar.

Nefise Düşünür ile – Hayatın İçinde Hayat Bulan Hikâyeler

Serisinin bu bölümünde; KKTC’den genç üç isim, Emine Döner, Berke Karabulut ve Bahattin Özbek’in insan hayatına dokunma hedefiyle geliştirdiği ORCA Bionics ve Beyaz dış iskelet projesinin hikâyesi yer alıyor.

Teknolojiye yalnızca bir üretim alanı olarak değil, insan hayatına dokunmanın bir yolu olarak bakan gençler, ORCA Bionics ekibi olarak geliştirdikleri Beyaz dış iskelet projesiyle, hareket kısıtlılığı yaşayan bir çocuğun yaşamına umut olabilecek bir teknoloji üzerinde çalışıyorlar. Onların hikâyesi; gençliğin, bilimin ve insan için üretmenin aynı noktada buluştuğu bir hikâye.

Emine Döner’e

1. ORCA Bionics fikri sizin için nasıl doğdu? Teknolojiyi insan hayatına dokunan bir projeye dönüştürme düşüncesi sizi nasıl etkiledi?

ORCA Bionics’in ve Beyaz Projesi’nin çıkış noktası aslında çok gerçek bir ihtiyaçtı. Hareket kısıtlılığı yaşayan bir çocuğun hayatına dokunabilecek bir sistem geliştirme düşüncesiyle yola çıktık. Biz ona kendi aramızda “Beyaz” diye hitap ediyoruz ve projenin adı da buradan geliyor. Beyaz ile başlayan bu hikâye bize teknolojinin yalnızca üretmekten ibaret olmadığını gösterdi. Bir insanın hayatında gerçek bir karşılığı olan, onun bağımsızlığını artırabilecek bir teknoloji geliştirmek bizim için projenin en önemli amacı hâline geldi.

2. Bir çocuğun hareket edebilmesine katkı sağlayabilecek bir sistem üzerinde çalışmak, projenin teknik boyutunun ötesinde size neler hissettirdi?

Beyaz Projesi bizim için hiçbir zaman yalnızca teknik bir çalışma olmadı. Çünkü geliştirdiğimiz sistemi kullanmayı bekleyen gerçek bir çocuk var. Bu durum bize büyük bir sorumluluk yüklüyor. Bizim için sistemin sadece çalışması değil; güvenli, konforlu ve günlük yaşama uyum sağlayabilecek şekilde geliştirilmesi önemli. Başarıyı da yalnızca bir prototipi tamamlamak olarak değil, bir insanın hayatına gerçek anlamda katkı sağlayabilmek olarak görüyoruz.

3. Bugün geriye dönüp baktığınızda, ORCA Bionics size ne öğretti ve gelecekte bu hikâyenin nereye ulaşmasını istiyorsunuz?
ORCA Bionics bana bir fikrin doğru ekip ve doğru amaçla gerçek bir değişime dönüşebileceğini öğretti. Süreç boyunca birçok kez yeniden düşündük, geliştirdik ve eksiklerimizi tamamlamaya çalıştık. Gelecekte ORCA Bionics’in yalnızca bir proje ekibi olarak kalmasını değil, Kıbrıs’tan doğan ve farklı ihtiyaçlara sahip insanların hayatına dokunan bir biyonik teknoloji girişimine dönüşmesini istiyorum. En büyük hayalim, yıllar sonra geriye baktığımızda “Bir çocuk için başlamıştık ve bugün binlerce insanın hayatına dokunuyoruz.” diyebilmek.

Berke Karabulut’a

1. Beyaz Projesi’ni geliştirirken karşılaştığınız en büyük teknik zorluk neydi ve bunu aşmak için nasıl bir yol izlediniz?

Beyaz Projesi’ndeki en büyük teknik zorluklardan biri güç, ağırlık, hareket kontrolü ve güvenliği aynı sistem içerisinde dengelemek oldu. Bir dış iskelette yalnızca güçlü motorlar kullanmak yeterli değil. Hareketlerin doğru zamanda ve kontrollü şekilde gerçekleştirilmesi, sistemin kullanıcıya uyum sağlaması ve bütün bunların güvenli sınırlar içerisinde yapılması gerekiyor. Bu nedenle sistemi aşamalı ve modüler şekilde geliştiriyoruz. Mekanik yapı, motor kontrolü, yazılım ve sensör sistemlerini ayrı ayrı test ederek elde ettiğimiz sonuçlara göre sürekli iyileştiriyoruz.

2. Geliştirdiğiniz dış iskeletin, hareket kısıtlılığı yaşayan bireylerin hayatında nasıl bir fark yaratmasını hedefliyorsunuz?

Amacımız yalnızca birkaç adım attırabilen bir cihaz geliştirmek değil. Kullanıcının ayağa kalkma, yürüme, oturup kalkma, basamak çıkma-inme gibi günlük hareketlerini destekleyen ve mümkün olduğunca bağımsızlığını artıran bir sistem oluşturmayı hedefliyoruz. Uzun vadede kişiye özel uyarlanabilen, kullanıcının hareketlerini analiz edebilen ve rehabilitasyon sürecini de destekleyen akıllı bir dış iskelet sistemi geliştirmek istiyoruz.

3. Bir gün geliştirdiğiniz teknolojinin bir çocuğun hayatında gerçek bir değişime dönüştüğünü görmek sizin için ne ifade eder?

Aylar boyunca üzerinde çalıştığımız yazılımın, motorların, sensörlerin ve mekanik sistemin sonunda bir çocuğun hayatında gerçek bir karşılık bulduğunu görmek bizim için teknik bir başarının çok ötesinde olur. Beyaz’ın ayağa kalkmasına ve hareket kabiliyetinin artmasına katkı sağlayabilmek, yaptığımız bütün çalışmaların nedenini tek bir anda anlatabilecek bir sonuç olur. Çünkü biz teknolojiyi sadece geliştirmek için değil, gerçek bir probleme gerçek bir çözüm üretebilmek için geliştiriyoruz.

Gençlerin sözüyle “ORCA Bionics olarak bir gün dünyayı değiştirir miyiz bilmiyoruz; ama bir insanın dünyasını değiştirebilirsek, bizim için başlangıç budur.”

Nefise Düşünür ile – Hayatın İçinde Hayat Bulan Hikâyeler Hayal Et – Üret – Değiştir
Bizi Takip Edin
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.