“ Efsane grubun son temsilcisi, müzikle hayat bulan bir ömür”
1964’te kurulan efsane grup Sıla 4’ün kurucu üyelerinden , Kıbrıs Türk müziğinin kalbinde yer etmiş bir isim…Efsane grubun son temsilcisi, Ferahzad Gürsoy. Öncül müziğiyle, zamanında yaptığı unutulmaz çalışmalarla, bugün hâlâ üretmeye, uğraşmaya, nefes alır gibi müziği yaşamaya devam ediyor. Hikâyesi yalnızca müzikle sınırlı değil; birliktelik, kültür mirasının yaşatılması ve sanat aracılığıyla toplumsal bağların güçlendirilmesi gibi değerleri de taşıyor. Ferahzad Gürsoy’un yolculuğu, müzikle hayat bulan hikayelerin en anlamlı örneklerinden biri. Her ritmi, bir dönemin ruhunu; her notası, hayatın içinden doğan hikâyeleri taşıyor.
- Sıla 4’ü kurarak Kıbrıs halk müziğini modern tınılarla buluşturduğunuz. O dönemde bu atılımı yaparken hissettikleriniz nelerdi? cesaretiniz, o zamanlar çevrenizden nasıl karşılık buldu? Sıla 4 ün Kıbrıs Türk Halk Müziği ile ilgili araştırmaları 1968 yılında başladı. (Bu karar alınırken yaklaşık altı saatlik Repertuarımızı silip attık ve bir daha kullanmadık).Mali gelir sağlayabileceğimiz Müzik Piyasasından çekildik. (Balo,Düğün ve benzeri işleri kabul etmedik).Bayrak Kuartet olarak çıktığımız yolu SILA 4 olarak tamamladık..Şu anda 62.nci yıldayız..Bu süre içinde halkımız adımızın önüne “EFSANE” sözcüğünü koydu..Bu da bizim en değerli ödülümüz oldu.

- Bugün hâlâ üreten bir sanatçı olarak, müziğin dünü ve bugünü sizin için anlamı ve rolü nasıl değişti? Ben halen Kıbrıslı Türklerde Son Yüzyılın Müzik Hareketlerini araştırıyorum..Tesbitlerim arasında, unutulmaya yüz tutmuş Ezgilere yeniden hayat vermeye çalışıyorum..”Mağusa Limanı 1916” ve” Arap Ali Ağıtı 1943” bunlarda bazı örnekler. Ben Müziğimizin dününü, özellikle Anonim olanları bilmede bu günün müziğini yaratmanın mümkün olmadığına inanıyorum..

- Gelecek kuşaklara müzik alanında bırakmak istediğiniz mesaj nedir? Biz Kıbrıslı Türklere ait Kültürel yapının (Özelde Müzik) son yıllarda ciddi bir Asimilasyon Saldırısı altında olduğuna inanıyorum..Yabancı Kültürlere ait bir takım Ezgilere Türkçe Sözler yazılmak suretiyle Kıbrıs Türk Halk Müziği diye Repertuarımıza katarak KİRLETİLİYORUZ.Bu ve benzeri saldırılar sonucunda “Kıbrıs Türk KÜLTÜREL yapısı yok edilmeye ve sonunda “Kıbrıslı Türk Kimliğinin” yok edilmesi hedefleniyor..Bu tür Asimilasyon saldırılarının gerisinde Başta Güney Kıbrıs Rum Yönetimi..Avrupa Birliği..Stelios Vakfı gibi kuruluşların varlığı dikkat çekmektedir..

Ferahzad Gürsoy’un sözüyle: Gelecek Kuşak Gençliğinin Sahip olduğumuz çok değerli Kültürel Yapıya sahip çıkacağına inanıyorum …

























