GÖZ GÖZE
HERKESİN BİR HİKÂYESİ VAR
BU HAFTAKİ KONUĞUMUZ: SERAP SAFER
Göz Göze: Serap Safer ile İyiliğin Psikolojisi
Bu hafta Göz Göze’de, yıllarını insan ruhunu anlamaya, toplumsal farkındalığı artırmaya ve gençleri korumaya adamış bir ismi ağırlıyoruz: Uzman Psikolog Serap Safer.
Kıbrıs Türk toplumunun ruh sağlığı alanında öncü isimlerinden biri olan Safer, bilimsel yaklaşımını sosyal sorumlulukla birleştirerek çocuklardan yetişkinlere kadar birçok kesime umut taşıyor.
Onunla; insanı, toplumu ve bu topraklara olan sevgisini konuştuk.

HIZLI SORULAR – TEK CEVAP
- Ülkeniz sizin için tek kelimeyle?
Vazgeçilmezim.
- Kendinizi bir cümleyle anlatır mısınız?
16 yaşındayken psikolog olmayı seçip insanların yaşamlarına dokunmaya karar vermiş bir bireyim.
- Geleceğe dair bir dilek hakkınız olsa?
Çocukların, kadınların ve hayvanların şiddete uğramadığı bir dünyada yaşayabilmek.
- Vazgeçemeyeceğiniz üç şey?
Oğlum, sevdiklerim, ülkem ve Atatürk’üm.

Sizi sizden dinleyelim… Serap Safer kimdir? Sosyal sorumluluk yaşamınızda nasıl bir yer buldu?
Küçük bir çocukken bile etrafımdaki bireylerin yaşamla buluştukları sıkıntılara karşı her zaman farkındalıklı ve duyarlı oldum. Ancak şunu özellikle belirtmek isterim ki, hiçbir olayda ve hiçbir başarıda tek kişinin çabası yeterli değildir. Her zaman grup çalışmasına inandım ve başarıya arkadaşlarla birlikte ulaşıldığını düşünüyorum.
Bu nedenle Bizim Lösemili Çocuklar ve Lenfoma Derneği Asbaşkanlığı ile başlayan dernek çalışmalarım; Engelliler Federasyonu üyeliği, Türk Maarif Koleji Okul Aile Birliği, Gençlik Gücü Yönetim Kurulu üyeliği, Kıbrıs Türk Emekliler Derneği Yönetim Kurulu üyeliği, Lefkoşa Başkent Lions Kulübü üyeliği ve İLDER İzci Liderleri Derneği Yönetim Kurulu üyeliğine kadar uzanan bir yolculuğa dönüştü.
Birçok toplumsal odaklı projeye öncülük ettiniz. Projeleri gerçekleştirirken neler hissettiniz?
Projeleri hayata geçirirken, Tolstoy’un “Acı hissedebiliyorsan canlısın; başkalarının acısını hissedebiliyorsan insansın” sözlerinde ifade ettiği gibi, her zaman empati duygusuyla hareket ettim.
Sosyal projeleri gerçekleştirirken yaşadığınız olumlu ve olumsuzluklar nelerdir?
Olumsuz olarak, herhangi bir yerden maddi destek talep edildiğinde, desteğin doğru yere ulaşıp ulaşmayacağına dair insanların duyduğu güvensizlik beni üzmüştür.
Olumlu yanı ise katkı sağladığınız kişilerin gözlerindeki mutluluk ışığını görebilmenin paha biçilmez olmasıdır.
Göz göze geldiğinizde ülkenize son sözünüz ne olurdu?
Ülkemizi yurt edinmiş, yaşamını bizlerle birlikte sürdürmek durumunda olan bireylere seslenmek istiyorum. Kısa ya da uzun süreli; isteyerek ya da mecburen ülkemize gelmiş olsanız da biz sizi bağrımıza bastık. Siz de bu küçücük ülkeyi sevin, sahip çıkın, kirletmeyin ve burayı eviniz, yuvanız olarak görün.
Bir sonraki sayımızda sizinle de Göz Göze gelebiliriz…
Takipte kalın…























