GÖZ GÖZE
HERKESİN BİR HİKÂYESİ VAR
BU HAFTAKİ KONUĞUMUZ
“Deniz Solyalı ile Kadın Kooperatifçiliğinin Yolculuğu, Yürekten Üretimin Hikayesi”
Lefke’nin bereketli topraklarından doğan bir dayanışma hikâyesi… Deniz Solyalı, kadın emeğini örgütlü bir güce dönüştürerek kırsalda umut yeşerten bir yol açtı. Onun öncülüğünde kurulan 4K Kooperatifi, yalnızca üretim yapan bir yapı değil; dayanışmayı, kültürel mirası ve kadınların ekonomik özgürlüğünü büyüten bir hareket. “Birlikte üretmezsek yok oluruz” diyen Solyalı, alın terini umuda dönüştürüyor.

1- Deniz Solyalı kimdir? 4K’nın hikâyesi nasıl başladı?
Üretici ve emekçi bir ailenin kızı olarak dünyaya geldim. Hayatımın her döneminde üretmenin ve topluma katkı sağlamanın sorumluluğunu hissettim. Çünkü inanıyorum ki herkesin bu hayatta bir misyonu vardır.
Benim misyonum; kırsaldaki kadınların cam tavanları kırmasına öncülük etmek, onları cesaretlendirmek, alın teriyle üretimden kopmamalarını sağlamak ve örgütlü bir dayanışma zemini oluşturmaktır. 4K bizim çocuğumuz, emeğimiz, yüreğimizdir. 4 K bizim ile özdeşleşerek doğdu. 4K; dayanışmadır, birlikte var olma mücadelesidir ve yoktan var etmenin somut hâlidir.
2-Kadın kooperatifçiliği KKTC’de nasıl bir etki yarattı? Kooperatifçilik, sosyal sorumluluk, kırsal da kadının güçlenmesi, gelecek kuşaklara aktarılacak kültürel miras bağlamında nasıl değerlendirirsiniz?
Kadın kooperatifçiliğiyle birlikte güven arttı, görünürlük güçlendi ve dayanışma ruhu yeniden canlandı. Daha önce zaman zaman kopukluk yaşanan kooperatifçilik anlayışı, kadınların öncülüğüyle yeni bir ivme kazandı.
Kooperatifler bağlı oldukları kurumlar tarafından daha çağdaş bir anlayışla yeniden yapılandırılmaya başladı. Bu süreç ciddi bir farkındalık yarattı.
Bu hareket yalnızca ekonomik değil; kültürel bir mirasın korunması anlamına da geliyor. Güçlü kadın, güçlü gelecek demektir. Kırsalda üretimi sürdürmek; tarihi, toprağı ve kimliği korumaktır.
Gençlerin ve kadınların topraklarına güvenle dönebileceği, emeğin karşılığını bulacağı bir sistem kurmak en büyük hedeflerden biridir. Çünkü anne ve babası toprağından gelir elde eden bir genç, başka bir yerde yaşam aramaz; bulunduğu yeri geliştirir, büyütür ve sahip çıkar.
3-Gelecekte sosyal sorumluk ve toplumsal fayda anlamında nasıl projeleriniz var ? Hayaliniz nedir?
Gelecek projelerimiz arasında neler yok ki. Ancak her adımı sağlam ve emin bir şekilde atıyoruz. En büyük hedeflerimizden biri, 4K’yı güçlü bir marka hâline getirmek. Toplumun bizi sahiplenmesi en büyük gurur kaynağımızdır. Yurt içinde ulaşamadığımız tek bir nokta kalmamasını istiyoruz. Üretim tesislerimizi büyüterek daha fazla KADIN istihdamı yaratmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar hiçbir dış destek almadan bu yapıyı hayata geçirdik. Önümüzdeki süreçte yurt dışı pazarlama yatırımlarını geliştirerek uluslararası alanda da var olmak istiyoruz. Ve en büyük hayalimiz…Lefke’den doğan bu üretim hikâyesini yine Lefke’de kırsal turizm modeliyle taçlandırmak. Toprağın, emeğin ve kültürün iç içe geçtiği sürdürülebilir bir yaşam alanı oluşturmak.
4-Göz Göze Geldiğinizde Ülkenize son sözünüz?
Ben seni çok sevdim.























