GÖZ GÖZE
HERKESİN BİR HİKÂYESİ VAR
BU HAFTAKİ KONUĞUMUZ: Vacide Gören
GÖZ GÖZE: Umut ile Sorumluluğun Kalbinde
Göz Göze sayfamızda bu hafta, çocukların hayatına dokunan çalışmalarıyla öne çıkan Vacide Gören’i ağırlıyoruz.
Tangül Ünal Çağıner Çocuklara Yardım Vakfı’nın İcra Kurulu Başkanı olan Gören, yardımseverliği bir görev değil, insan olmanın doğal bir parçası olarak tanımlıyor.
Çocukluk yıllarından bu yana dayanışmayı hayatının merkezine alan Gören, bugün özellikle çocuklara ve gençlere umut olmayı en büyük motivasyon kaynağı olarak görüyor.

Sizi sizden dinleyelim. Vacide Gören kimdir? Tangül Ünal Çağıner Çocuklara Yardım Vakfı ile yolunuz nasıl kesişti?
İnsanların birbirine destek olmasını, çocukluk yıllarımdan itibaren hayatımın temel ilkelerimden biri olarak benimsedim.
Yardım etmeyi hiçbir zaman bir zorunluluk olarak görmedim; bu, benim için insan olmanın doğal bir yansımasıdır.
Hayatım boyunca insanlara iyi gelecek her konuda katkıda bulunmaya çalıştım.
Yaklaşık üç yıl önce Tangül Ünal Çağıner Çocuklara Yardım Vakfı ile yollarımız kesişti.
O günden bu yana özellikle çocuklara ve gençlere dokunabildiğimiz her an benim için çok kıymetli.
Bir çocuğun yüzündeki tebessümde pay sahibi olmak, bir gencin yeniden umutlanmasına katkı sağlamak, tüm yorgunlukları unutturan en güçlü motivasyon kaynağı.

Eğitim ve çocuk odaklı projeleriniz dikkat çekiyor. Bu projeleri hayata geçirirken neler hissediyorsunuz?
Her projede bir çocuğun gözlerindeki ışığa, merakına ve umutla yeniden kurduğu hayallere tanıklık ediyoruz.
Bir çocuğun “Ben de yapabilirim” dediği an, yaptığımız tüm çalışmaların anlamını ortaya koyuyor.
Eğitim projelerini yalnızca akademik başarı olarak görmüyoruz; çocukların kendilerine inanmaları, hayal kurabilmeleri ve kendilerini değerli hissetmeleri bizim için en önemli kazanımlar arasında yer alıyor.
Doğru zamanda yapılan küçük bir dokunuşun, bir çocuğun hayatında büyük bir değişim yaratabileceğine inanıyorum.
Bu süreç hem büyük bir sorumluluk hem de tarifsiz bir mutluluk taşıyor.

Bugüne dönüp baktığınızda kendinizle ilgili en çok neyle gurur duyuyorsunuz?
En çok vazgeçmemiş olmakla gurur duyuyorum.
Hayatı bir yolculuk ve aynı zamanda bir öğrenme süreci olarak görüyorum.
Karşılaştığım her zorluk bana yeni bir şey öğretiyor ve beni daha güçlü bir noktaya taşıyor.
Bazen yavaşlasam da her zaman ilerlemeye devam ediyorum.
Öğrendiklerimi hayatıma kattıkça geliştiğimi hissetmek bana güç veriyor.
Özellikle çocukların hayatına dokunabildiğimiz anları düşündüğümde, tüm çabanın ne kadar anlamlı olduğunu bir kez daha görüyorum.
İyiliği sürdürülebilir bir sorumluluk haline getirmek ve daha fazla çocuğa umut olabilmek için kararlılıkla ilerlemek, benim için en büyük gurur kaynağı oluyor.

Göz göze geldiğinizde ülkenize vermek istediğiniz mesaj nedir?
Çocuklarınıza sahip çıkın; çünkü bir ülkenin en büyük serveti yarınlarını emanet ettiği çocuklardır—umutlu olun, birlikte olun ve iyiliğin çoğalmasına izin verin.
























