SOLUN KAYBETTİĞİ SİYASAL FARKLILIK
Harun Denizkan Yazdı, Eskiden seçim dönemleri yaklaşınca Kıbrıs konusu mutlaka siyasetin merkezine otururdu.
Özellikle CTP, TKP gibi sol partilerin çözüm odaklı söylemleri seçimlere damgasını vururdu. “İktidar olalım, Kıbrıs sorununu çözelim” anlayışı vardı.
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Meclis Başkanı aynı siyasi anlayıştan olsun, bu iş artık çözülsün diye düşünülürdü.
Bugün ise Kıbrıs konusu siyasetin gündeminden neredeyse tamamen uzaklaşmış durumda.
Çözümden, federasyondan, uluslararası hukuktan söz etmek artık geçmişteki kadar kolay değil.
Türkiye’nin Kıbrıs politikasıyla farklı bir görüş ortaya koymak siyasi açıdan cesaret istiyor.
Peki o zaman sol partileri sağ partilerden ayıran ne kaldı?
Türkiye ile ilişkiler konusunda sağ partilerin daha uyumlu olduğu zaten biliniyor.
Ekonomide, kamu yönetiminde, maaşların ödenmesinde ve devletin işleyişinde de birbirinden çok farklı reçeteler göremiyoruz.
Üstelik toplumun önünde çok daha derin bir sorun var: gelir dağılımındaki adaletsizlik.
Bir tarafta hayat pahalılığı altında ezilen, aldığı maaş ay sonuna yetmeyen insanlar; diğer tarafta giderek büyüyen gelir farkları var.
Maaş sisteminde de ciddi adaletsizlikler oluşmuş durumda. Bazı kesimlere çok, bazı kesimlere ise hayatlarını sürdürebilmeleri için yetersiz gelir düşüyor.
Milletvekili maaşları konusunda toplumda oluşan ciddi rahatsızlıklar ortada.
Emekli maaşlarında da çok yüksek rakamlara ulaşan örnekler tartışılıyor.
Toplumun önemli bir bölümü geçim sıkıntısı yaşarken bu gelir farklılıkları ister istemez adalet duygusunu zedeliyor.
Peki muhalefet bu konuda ne kadar güçlü bir ses çıkarabiliyor?
Seçim dönemlerinde sürekli sahte diploma, usulsüzlük, yolsuzluk ve birilerinin yanlışları konuşuluyor.
Elbette bunlar sorgulanmalı.
Ancak iktidara talip olan bir siyasi hareketin bütün siyasetini “Onlar yanlış yaptı” üzerine kurması yeterli mi?
Vatandaşa “Biz ne yapacağız?” sorusunun cevabını vermek gerekmiyor mu?
Adalet nasıl sağlanacak?
Gelir dağılımı nasıl düzeltilecek?
Maaşlardaki adaletsizlik nasıl giderilecek?
Hayat pahalılığı karşısında dar gelirli nasıl korunacak?
Ve en önemlisi, Kıbrıs konusunda bu ülkenin siyasi vizyonu ne olacak?
Sol, bu sorulara cesur ve farklı cevaplar veremediği sürece sağdan ayrışması giderek zorlaşacaktır.
Çünkü seçim sadece hükümeti değiştirmek değildir.
Seçim, nasıl bir ülke istediğimizi tartışma fırsatıdır.
Bugün belki de siyasetin en büyük eksikliği tam da budur:
Farklı bir gelecek vizyonu.
Kıbrıs’ı, adaleti, gelir dağılımını, hukuku ve toplumun geleceğini aynı bütünlük içinde konuşan bir siyaset anlayışına ihtiyaç var.
Aksi halde sandıkta sadece isimler değişir.
Sistem ise aynı kalır.
AYNI YOLU YÜRÜYENLER, FARKLI YERLERE VARAMAZLAR! !
GELİR DAĞILIM ADALETSİZLİĞİ KADER OLAMAZ!
KIBRIS’ TA BARIŞ LAFTA KALAMAZ!























