Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, medeni ve gelişmiş olmanın bir parçasının, sorunları çatışma, şiddet veya savaş yerine kurallar çerçevesinde tartışarak çözmeye çalışmak olduğunu belirtti.
Erhürman, yaptığı paylaşımda, “Bu durum, toplumların ve milletlerin iç meselelerinde olduğu kadar, uluslararası düzeyde de geçerlidir. İnsanlık, medeni olmayan davranışların sonuçlarını ağır şekilde ödemiştir ve her seferinde daha medeni bir yaşam için kurallar oluşturma ve diyalog geliştirme yolunu tercih etmiştir.” dedi.
Erhürman, “Bugün, kuralların ve diplomasinin göz ardı edildiği bir atmosferde, kullanılan dil de en medeni halini yitirmiştir” şeklinde ifade etti.
“Daha büyük”, “daha güçlü”, “en güçlü” olan ülkelerin, çıkarları gerektirdiği zaman, gücün belirleyici olduğu bir ortam yaratma çabaları içerisinde olduğunu vurgulayan Erhürman, “Bunu, zaman zaman kuralları ve diplomasi limitlerini zorlayarak, daha medeni bir şekilde yaparken; zaman zaman da çıplak güçle, en kaba biçimde gerçekleştirdiler. Kullanılan dil de bu tercihlere bağlı olarak değişti. Bugün, sivillerin ve çocukların açıkça öldürüldüğü, kuralların ve diplomasinin bir kenara bırakıldığı bir ortamda, kullanılan dil oldukça medeni olmaktan uzaktır.” şeklinde konuştu.
Erhürman, tarih boyunca böyle dönemlerde hem “büyüklerin” hem de “küçüklerin” hatalar yaptığının ilginç bir şekilde ortaya çıktığını vurgulayarak şunları söyledi: “Büyükler, ‘küçükleri’ sadece çıplak gücün tek gerçek olduğuna inandırdıklarında, ‘küçükler’ güç kullanma yoluna gitti ve kaybetti. ‘Büyükler’ bazen ‘büyüklük’ sarhoşluğuna kapılarak, bunun sürdürülebilir olmadığını unutarak kendi sonlarını hazırladılar. Medeni bir çözüm arayışı, her büyük çatışmanın ardından hız kazandı. İnsanlık, yüzyıllardır aynı döngü içinde. Kısa vadede her zaman güç öne çıkarken, orta ve uzun vadede her zaman medeniyet galip geldi. Bu bayram gününde, umudum, dileğim ve inancım, insanlık adına yanılmamak ve öngörüm, kısa vadede değilse de orta ve uzun vadede medeniyetin şiddeti ve gücü aşmasıdır. Ne yazık ki, insanlık bir kez daha, aklın ve vicdanın tatile çıktığı bu çılgın ortamda kaybettiği çocukları için yas tutacaktır.”























