Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinin yalnızca Kıbrıs Türk tarafının değil, Türkiye ile birlikte yürütülen bir ulusal dava olduğunu belirterek, bu politikanın kişi ya da makam değişiklikleriyle değiştirilemeyeceğini söyledi.
“Rum ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ diye şımartıldıkça hukuki çözüm olmaz”
“De facto çözüm budur dediniz, de jure çözüm olmayacak mı?” sorusuna yanıt veren Ertuğruloğlu, Rum tarafının uluslararası alanda “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanınmaya devam ettiği sürece hukuksal (de jure) bir çözümün mümkün olmadığını ifade etti.
“Biz Rum’un Kıbrıs Cumhuriyeti statüsünü kabul etmeyeceğiz. Rum da bizim egemen eşit devlet politikamızı kabul etmeyecek.” diyen Ertuğruloğlu, mevcut koşullarda hukuki çözüm zemininin bulunmadığını kaydetti.
“KKTC’nin ortadan kaldırılması hedefleniyorsa buna sessiz kalamam”
Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik sözlerine de açıklık getiren Ertuğruloğlu, kişisel bir husumeti olmadığını, aksine sempati ve saygı duyduğunu dile getirdi.
Ancak izlenen çizgiyi “hazmedemediğini” belirten Ertuğruloğlu, “egemen eşitlik” yerine kullanılan “eşit egemenlik” söyleminin tek devlete işaret ettiğini ve bunun KKTC’nin ortadan kaldırılması anlamına geleceğini savundu.

“Türkiye ile yeni yol 2017 sonrası netleşti”
Türkiye ile istişare konusundaki soruya da yanıt veren Ertuğruloğlu, 2017 sonrası Türkiye ile birlikte “egemen eşit iki devlet ve eşit uluslararası statü” politikasının benimsendiğini söyledi.
Bu yaklaşımın geçici olmadığını vurgulayan Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinin yalnızca Rumlarla yürütülen bir süreç değil, Türk ulusunun Doğu Akdeniz’deki ulusal davası olduğunu ifade etti.
Aziz Sancar alıntısı: “En güçlü taraf, ‘anlaşma olmazsa da olur’ diyebilendir”
Ulusal davalarda dik duruş gerektiğini belirten Ertuğruloğlu, Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar’ın sözlerini hatırlatarak, müzakerelerde en güçlü tarafın “anlaşma olmazsa da olur” diyebilen taraf olduğunu söyledi.
“Masaya muhtacım, masadan kalkmam anlayışı doğru değildir.” diyen Ertuğruloğlu, bunun Kıbrıs Türk halkını Rum tarafının altına sokacağını savundu.
“Toplumlar arası müzakereler 2017’de bitti”
Crans-Montana süreci sonrasında federasyon defterinin kapandığını belirten Ertuğruloğlu, bundan sonra müzakere olacaksa bunun devletler arası formatta olması gerektiğini söyledi.
Parlamenter sistemde dış politikanın hükümetin sorumluluğunda olduğunu hatırlatan Ertuğruloğlu, bu alanda Dışişleri Bakanlığı’nın yetkisine dikkat çekti.
“Uzlaşı görüntüsü kazanım getirmedi”
Güven artırıcı önlemlerle ilgili soruları da yanıtlayan Ertuğruloğlu, 60 yıldır sürdürülen formatın sonuç üretmediğini savundu.
“Bizim birilerine kendimizi kanıtlamamız değil mesele; o güçlerin kendilerini bize kanıtlamaları gerekir.” ifadelerini kullanan Ertuğruloğlu, Rum tarafının statüsü sorgulanmadıkça Kıbrıs’ta olumlu bir gidişattan söz edilemeyeceğini vurguladı.
“Ankara ile sürekli istişare halindeyim”
Türkiye ile temaslarına ilişkin de konuşan Ertuğruloğlu, “Ben her zaman Ankara’yla istişare halindeyim, kendi keyfime göre konuşacak birisi değilim.” dedi.
Türkiye’nin izlenen politikadan vazgeçmediğini belirten Ertuğruloğlu, bugüne kadar kendisine bu çizgiden dönmesi yönünde herhangi bir telkin gelmediğini ifade etti.
“Ulusal dava için birlik şart”
Son olarak iç birlik çağrısı yapan Ertuğruloğlu, KKTC’deki bölünmüşlüğün Rum tarafını güçlendirdiğini söyledi.
Ulusal dava etrafında ortak bir duruş sergilenmesi gerektiğini belirten Ertuğruloğlu, aksi tutumların Kıbrıs Türk halkının çıkarlarına zarar verdiğini kaydetti.
























