Nefise Düşünür ile Göz Göze: Güneş Kozal

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

GÖZ GÖZE
HERKESİN BİR HİKÂYESİ VAR

BU HAFTAKİ KONUĞUMUZ:
“Sahnedeyken Seyirciyle İçiçe: Tiyatroyla Sosyal Sorumluluk” – Güneş Kozal

Oyuncu ve akademisyen Güneş Kozal, sahneyi yeni dünyalar hayal etme cesareti olarak tarif ediyor.

“Aynanın Sessizliği” projesiyle işitme engelli gençler ile birlikte yaratıcılıklarını ortaya çıkaran bir performansın yönetmenliğini yaptı.

“Bir Hatıra Bir Siz” anlatı performansını Arabahmet bölgesinde bir konağın bahçesinde, “Kıssa II: İlişkiler” oyununu ise Naci Talat Vakfı’nın merdivenlerinde sahneledi.

Bir şehrin hafızası, bir çocuğun hayal dünyası onun sosyal sorumluluk anlayışını şekillendirdi.

Güneş Kozal kimdir? Hayata bakışı nedir?

Tabiatın sessiz bilgeliğini içinde uyandırmaya çalışan, sahne sanatları sayesinde varlığın en saf ve en güçlü halini deneyimlemeye odaklanmış, tasarıma, yaratıma ve nitelikli olana düşkünlüğü olan, bir garip kadın.

Hayat benim için yaşamak gailesinden fazlası… örneğin bir anlamın peşinde, incelikli bir gayretin içinde olmak gibi; ya da hakikatin kalbine doğru giden bir yolculuğa çıkmak gibi biraz.

 

Kadın olmanın duyarlılığı, anne olmanın verdiği içsel güçle birleştiğinde; ortaya topluma dokunan bir ses çıkıyor, paylaşır mısınız?

Annelik bende şefkati bir güce, duyarlılığı ise toplumsal bir bilince dönüştürdü.

İletişimin haritası önüme serildi sanki. Ancak en etkileyici iletişimin oyunsu bir neşe içinde yürütülmüş olduğunu fark ettim.

Oyunculuk çocuklarla çalışırken, yaratıcı düşünme etmenlerini aktifleştirmeye yarayan en değerli nitelik sanırım.

Birbirimize ‘dokundukça’ şifalandığımız bir ortamı paylaşıyoruz bu sayede.

Bu oğlumdan deneyimleyip öğrendiğim…


Arabahmet’te kültür evinde çocuklara yönelik yürüttüğü projeler hakkında bilgi verir misiniz?

Geçtiğimiz yaz Arabahmet Kültür Evi sahnesinde, sahne sanatlarının farklı disiplinlerinden gelen bir eğitmen grubuyla yola çıkarak, çocukların saf potansiyellerini deneyimlemeleri niyetiyle yaratıcı bir program gerçekleştirdik.

Program, bir dizi dersi ardışık olarak vermekten ziyade, çocukların özgün deneyimlerini bir paylaşım alanı içinde yaratımlarına odaklıydı.

Yani farklı disiplinlerden aldıkları dersleri kendi iç dünyalarıyla harmanlayıp somut bir performansa dönüştürdükleri kolektif bir yaratım süreciydi.

Bu projeleri gerçekleştirirken olumlu ve olumsuzluklar nelerdir?

Her çocuğun kendi potansiyelini arkadaşları ile birliktelik içinde bir performansa dönüştürmesine şahitlik etmek; o “oyunsu” dilin nasıl nitelikli bir sanat üretimine evrildiğini görmek hepimiz için çok kıymetliydi.

Öğrenci sayımızın kısıtlı kalması, ne yazık ki bu güzel enerjinin sürdürülebilirliğini engelledi.

Ancak farklı yaş gruplarındaki bu çocukların program sonunda birbirlerini sahipleniş biçimleri bana bazen bir tohumun derinliğinin, sayısından çok daha değerli olduğunu gösterdi diyebilirim.


Gelecek planlarınız nedir?

Belki başka performanslar, belki daha derin dokunuşlar, belki daha neşeli buluşmalar, belki başka diyarlarda bulunuşlar…

Ama özünde hep aynı arayış: Her ne yapıyorsam, içimde hakikate biraz daha yaklaşma niyeti…

Yani fikir çok, niyet de var fakat ihtiyaç fazlası gibi hissettiğim bir boşlukta gibi oluyorum bazen.

Biraz kırılgan ama umutsuz değil!

Çünkü gün gelir o boşluğa tohum ekmeye, o ‘artık’ görünen incelikleri dönüştürmeye devam etmeyi planlıyorum.


Göz Göze geldiğinizde ülkenize son sözünüz?

Köklerinde bir kadim bilgelik var; senden vazgeçmemek için kendime her gün bunu hatırlatmaya çalışıyorum.


Bir sonraki sayıda sizinle de “Göz Göze” gelebiliriz, takipte kalın…

Nefise Düşünür ile Göz Göze: Güneş Kozal
Bizi Takip Edin
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.