Sosyal Sorumlulukta Farklı Bir Yol; Derviş Zeybek
Bu hafta Göz Göze’de, sanatı toplumsal sorumluluğun bir parçası olarak ele alan Derviş Zeybek ile bir aradayız. Zeybek, uzun yıllardır özellikle dezavantajlı bölgelerde çocuklarla yürüttüğü dans ve hareket atölyeleri, kamusal alanlarda gerçekleştirdiği kültür-sanat çalışmaları ve gençlere yönelik projeleriyle tanınıyor. Sanatı bir ifade alanı olmanın ötesinde, çocukların kendilerini özgürce ortaya koyabildikleri güvenli bir alan olarak gören Zeybek ile, sanat ve alışılmışın dışında kurduğu bir sosyal sorumlulukla anlayışını konuştuk.

Derviş Zeybek kimdir? Marjinal sosyal sorumluluk faaliyetleriniz ile ilgili neler söylersiniz?
Dervish Zeybek yaşadığı şehri, ülkeyi ve dünyayı daha güzel ve yaşanabilir kılmak için kurduğu STUDIO 21 ve YUKA BLEND oluşumları ile birçok farklı alanda projeler üreten, kendini ve kendi ihtiyaçlarını bir kenara koyarak özveri ile bu ülke ve özellikle bu ülkenin çocuk ve gençleri için çalışan bir hiçtir. Çok küçük yaşlardan beri sanatın ve sporun İçinde yaşayan SÖYLENMEK yerine üretmeyi ve durmadan, yorulmadan çalışmayı seçmiş Kıbrıs’ta yaşayan bir insandır.

Bugüne kadar, sizi en çok etkileyen dayanışma anı hangisiydi? Bu Projeleri gerçekleştirirken yaşadığınız duyguları bizimle paylaşır mısınız?
Bizim gerçekleştirdiğimiz projeler sadece bana ve yanımda canla başla çalışan insanlara değil dünyanın birçok farklı ülkesinden binlerce insana unutulmaz anlar ve dönüm noktaları yaşattı şükürler olsun. Benim için kişisel olarak unutamadığım bir çok an ve anı var ama sanırım en önemlileri “Studio 21 Engelli Dans Takımı” İle yaşadığımız tecrübelerdir.

Gençlere yardımlaşma genelinde ve sosyal sorumluluk faaliyetlerine katılım konusunda ne söylemek istersiniz?
Paylaşmanın verdiği zevk ve insana kattığı bir çok artı değeri anlamaları hayatlarında büyük bir dönüşüme sebep olacaktır eminim.

Göz Göze Geldiğinizde Ülkenize son sözünüz?
“Aşgıla…”
























