Hayatın İçinde Hayat Bulan Hikâyeler: REVA

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Nefise Düşünür ile Hayatın İçinde Hayat Bulan Hikayeler söyleşilerinde bu haftaki konuğumuz REVA müzik grubu üyeleri.

Hüseyin KASAP (Vokal ve Gitar)

Yaşar KIZILTAN (Gitar ve Klavye)

Ahmet Tanur BALLI ( Bas Gitar)

Batu KARABİBEROĞLU (Davul)

“Her başarı hikâyesi bir mücadeleyle başlar.”
İmkânların sınırlı olduğu bir yerde müzik yapmak üretmek ve her seferinde çitayı daha yükseğe çıkartmak cesaret ister. Söz odaklı, enerjik sahne performansı ve güçlü melodilerle dinleyiciyle bağ kuran REVA, Ülkemizde alternatif pop-rock tarzıyla öne çıkan aktif bir müzik grubu. Pırıl pırıl dört gençten oluşan bu ekip; yetenekleri ve birlikte çıktıkları müzik yolculuğundaki yol arkadaşlığı ile de dikkat çekiyor. Hüseyin KASAP, Yaşar KIZILTAN, Ahmet Tanur BALLI, Batu Karabiberoğlu’nu özel kılan şey ise samimiyetleri ve sahicilikleri… Reva Hikâyesini “biz” üzerinden anlatılıyor, gençliğin yaşadıklarını müziğe dönüştürüyor, anlatırken süslemiyor, büyütmüyor; olduğu gibi bırakıyor. Reva’yı özel kılan şey, hayatı olduğu gibi alıp müziğe bırakmaları.
Anlatılan hikâyelerin yerini bulması, Söylenen sözlerin doğru yere düşmesi, Yapılan müziğin hayata yakışması. Onların her geçen gün daha geniş dinleyici kitlesine ulaşmasını sağlıyor. Reva… Hayatın içinde yürüyen, yaşadıklarını müziğe dönüştüren gençler. Reva… Hayallerinin “Hayatın İçinde Hayat Bulan

Hikâyelere” dönüşmesini isteyen, inanan ve kararlılıkla yürüyen gençler”…
İşte tam da bu şartların içinden doğan öyküler, herkese umut oluyor.
Kendi yolculuklarında kararlılıkla ilerlerken, ülkemiz sınırlarını aşan başarılarıyla; azim ve inançlarını müziğe taşıyorlar.
Bu yönleriyle Reva, “Hayatın İçinde Hayat Bulan Hikâyeler”in en güçlü örneklerinden biri olarak yerini alıyor.

1. Nasıl bir araya geldiniz? Nasıl “REVA” oldunuz?
İlk kez 2015 yılında liselerarası düzenlenen bir müzik yarışması sayesinde tanıştık ve birlikte bir şeyler yapmaya karar verdik. ‘Nasıl yaparız, nasıl ederiz?’ sorularıyla geçen yoğun prova ve hazırlık sürecinin ardından 2016 yılında 90+5 adıyla grubun ilk faaliyetlerine başladık ve ilk sahne deneyimlerimizi yaşadık. Bu dönemi biraz da amatörlük yıllarımız olarak görüyoruz. Yaklaşık üç yıllık bu sürecin ardından 2019 yılında kendi parçalarımızı üretmeye başladık. İlk single’ımız “Avare”nin yayınlanmasıyla birlikte bir isim değişikliğine giderek grubun adını “REVA” yaptık. O günden bu yana birbirimize olan güçlü bağımız, birlikte müzik yapma, üretme isteğimiz ve heyecanımız hiç azalmadı; aksine her geçen yıl daha da büyüdü. Bugün dönüp baktığımızda neredeyse 10 yılı geride bıraktığımızı görüyoruz. Amacımız, bundan sonrasında da uzun yıllar boyunca birlikte üretmeye, müzik yapmaya ve hikayemizi büyütmeye devam etmek.



2. “ Reva” bugün geldiğiniz noktayı nasıl değerlendirirsiniz? Ülkemiz koşullarında yaşadığınız zorluklara karşı mücadeleyi hiç bırakmadan yürüme inancını bizimle paylaşır mısınız?

REVA olarak bugün geldiğimiz noktadan gururluyuz, fakat yolculuğumuzun asıl heyecan verici kısmının şimdi başladığına inanıyoruz. Aslında Kıbrıs’ta hayalini kurduğumuz ve hedeflediğimiz pek çok şeye ulaştık diyebiliriz. Ama biz hiçbir zaman burayı bir varış noktası olarak görmedik. Asıl hedefimiz, Kıbrıs’ı Türkiye’de ve global ölçekte daha güçlü temsil etmek, ürettiğimiz müzikle bizden sonraki nesillere ilham verebilmek.
Ülkemizde müzik yapmak ve üretmek maalesef her zaman kolay değil. Yıllardır dinleyicilerimizle kurduğumuz bağ bize büyük bir motivasyon sağlıyor; ancak coğrafi sınırlılıklar, sektör dinamiklerinin sürekli değişken olması ve nispeten küçük bir pazar yapısı zaman zaman bizi zorlayabiliyor. Fakat işin güzel tarafı tam da burada başlıyor; çünkü bu zorlukların bizi daha yaratıcı, daha üretken ve daha dayanıklı kıldığına inanıyoruz.

3. “Reva” olarak, gelecekteki projeleriniz ve gençlere vermek istediğiniz mesaj nedir?
Önümüzdeki dönemde üretim hızımızı daha da artırarak kendi bestelerimize çok daha fazla ağırlık vermeyi hedefliyoruz. Sürekli yeni hikayeler anlatan, sound’unu büyüten ve her adımda kendini geliştiren bir ekip olmayı; önce Türkiye’de, ardından da global ölçekte daha görünür olmayı amaçlıyoruz. Farklı projeler, konserler ve iş birlikleriyle dinleyicimizle çok daha geniş bir alanda buluşmak istiyoruz. Gençlere vermek istediğimiz en önemli mesaj ise şu: Kıbrıs’ta üretmek bazen zor olabilir ama asla imkansız değil. Doğru inanç, disiplin ve tutkuyla her şey mümkün. Biz bu yolculukta çok kez “olmaz” denilen şeylerin olabildiğine tanık olduk. Yeter ki vazgeçmeyin, üretmekten korkmayın ve hayallerinizin peşinden gitmekten yorulmayın. Eğer gerçekten inanırsanız, bulunduğunuz yer sınırlayıcı değil; aksine sizi daha güçlü kılan bir başlangıç noktası olabilir.
Kıbrıs’ta gerçekten çok yetenekli insanlar var. Üstelik bu yalnızca müzikle sınırlı değil; sanatın ve sporun pek çok alanında da geçerli. Doğru imkan ve fırsatlar yaratıldığında, ülkemizin gençlerinin başaramayacağı hiçbir şey olmadığına yürekten inanıyoruz.
Bu doğrultuda bizim de amacımız; Kıbrıs’tan çıkan bir grup olarak Türkiye’de ve dünyada daha fazla insana ulaşmak, ülkemizi en iyi şekilde temsil etmektir.



REVA’nın sözüyle: “İmkansız gibi görünen şeylerin aslında mümkün olduğunu” göstermek. Mücadele etmeyi hiç bırakmadan yolumuza devam etmek.

Hayatın İçinde Hayat Bulan Hikâyeler: REVA
Bizi Takip Edin
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.