Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında imzalanan fiber optik protokolü yaklaşık 7 saattir Cumhuriyet Meclisi’nde tartışılıyor.
CTP Milletvekili Sami Özuslu, protokolü geçirmek için neden bu kadar acele edildiğinin cevabı verilmezse kürsüden inmeyeceğini belirterek, yaklaşık 1 buçuk saattir konuşmasını sürdürüyor.
Solyalı
Genel Kurul’da, protokol üzerine söz alan CTP Milletvekili Ürün Solyalı, bugün fiber optikle ilgili ek protokol hazırlanacak diye bir hava oluşturularak Meclis’in 8 saat geç açıldığını belirterek, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler ile Başbakan Ünal Üstel’i eleştirdi.
Protokolün Bakanlar Kurulu’nun WhatsApp grubuna imzalandıktan sonra geldiğini iddia eden Ürün Solyalı, yine bir gece protokolüyle stratejik kamu kurumlarının özel bir şirkete devredildiğini savundu.
Solyalı, protokolle ilgili, “Ekonomik ve finansal analiz nedir? Yasal ve idari analiz var mı? Risk analizleri nedir?” sorularına cevap verilip verilmediğini sordu.
Komitede fizibilite raporunu sorduklarını ancak raporun sadece Maliye Bakanlığı’nda olduğu yanıtı aldıklarını belirten Solyalı, raporun ortaya hiç çıkmadığını söyledi.
Ürün Solyalı, protokolle özel bir şirketin Telefon Dairesi’nin üstünde yetki kullanabilecek bir güçle donatıldığını da savunarak, protokol imzalanmadan önce “Devletin karar alma ve uygulama, yani egemenlik ve yürütme yetkisi aynen devam edecek mi?” diye sorulmasını istedi.
Solyalı, “matruşka protokolü” olarak nitelendirdiği protokolde yetkilerin iç içe düzenlendiğini, yatırımcıya bütün alanı kurgulama, denetim ve piyasayı belirleme yetkisi verildiğini kaydederek, “Bizim devletimizin kurumsal otoritesi nerde? Kurumsal otoritemiz yok…” dedi.
Yasamanın yetkisinin muğlak şekilde bir şirkete devrildiğini de savunan Solyalı, “Verileri alıp her yere yayacaklar… Peki biz ne yapacağız? Bunu kim denetleyecek? Sorumlusu kim olacak?” diye sordu.
Protokolün, “gözü kapalı, hiç okunmadan” imzalandığını savunan Ürün Solyalı, durumun ek protokolle değişebileceği konusunda hem halkın hem tarafların hem de Meclisin ikna edilmeye çalışıldığını söyledi.
Solyalı, “Bizim savunduğumuz bu protokole ek protokol değildir. Biz protokolün geri çekilmesinin zorunlu olduğu iddiasındayız” dedi.
Özuslu
CTP Milletvekili Sami Özuslu, sabahın erken saatlerinden beri fiber optikle ilgili ek protokol için bekletilen insanlar olduğunu söyleyerek, bu süreçte binlerce insanın işsiz kalma, şirketlerin kapanma riski olduğunu söyledi.
Özuslu, protokolün 2051’de sona ereceğini, buna imza atan Ünal Üstel’in o tarihte 96, Erhan Arıklı’nın 89, Fikri Ataoğlu’nun da 87 yaşında olacağını söyleyerek, hükümetin ülkenin 25 yılını ipotek altına alacak gücü nerde bulduğunu sordu.
Sami Özuslu, hükümete mensup milletvekillerinin de bakanların da “Biz bu protokole imza atmazdık” dediğini de savunarak, “Toplumu Allah acısın, durum tam da böyle…” dedi.
Makul ve mantıklı yanıtlar alana kadar kürsüde kalacağını ifade eden Özuslu, “Niçin ‘biz de istemiyoruz’ deyip hem nisaba hem de protokol lehine oy kullanacaksınız?… Bunun cevabını vermelisiniz” ifadelerini kullandı.
Yığınla argümana rağmen hükümetin “yasayı geçireceğiz” dediğini belirten Özuslu, işin ahlaki boyutunun da ciddi sıkıntılar barındırdığını söyledi.
Ünal Üstel hükümetinin kayıtlara “Kapitülasyon hükümeti” olarak geçeceğini de ifade eden Sami Özuslu, sokakta neler söylendiğini herkesin çok iyi bildiğini belirtti.
Bir tek Maliye Bakanlığı’nda olan fizibilite raporunun açıklanmasını da talep eden Özuslu, Telefon Dairesi, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) ve komiteden kimsenin bunu bilmediğini söyledi.
Geçtiğimiz hafta pazartesi günkü komite toplantısına katıldığını, bu toplantıda ön/ek protokolün konuşulduğunu belirten Özuslu, neden tavrın değiştiğini, neden toplumsal mutabakatın zora sokulduğunu sordu.
Özuslu, “Bunu tekrardan değerlendirin, paydaşlara verdiğiniz sözleri tutun. Ya da Başta Ünal Üstel olmak üzerine tüm milletvekilleri gelsin, yüzlerine sorayım, neden kimsenin içine sinmeyen, kimsenin sahiplenmediği, ‘tamamdır’ demediği protokole imza koydunuz?…” ifadelerini kullandı.
Özuslu, protokolün görüşüldüğü Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk’e de kürsüden soru yöneltti. Özuslu, Anayasaya aykırılık olasılığına rağmen komitenin Başsavcılıktan görüş alınmadığını belirtti.
1 buçuk saattir kürsüde olan Özuslu, tiyatrocu Alper Susuzlu’nun hayatını kaybettiği haberini de paylaştı.,
Baybars
Bağımsız milletvekili Ayşegül Baybars da, sabah 02.00 civarında söz alarak, her zamanki gibi gecenin bir yarısında emrivakiyle meclisten geçirilmeye çalışılan protokol üzerine yapılan konuşmaları hükümet vekillerinin dinleyecek yüzü olmadığını ileri sürerek, komitenin bile bu protokolü anayasaya aykırı bulduğunu kayıtlara geçirdiğini söyledi.
Tüm paydaşların olmamış dediği protokolü Başbakanın da ek protokolle düzelteceğini söylediğini anımsatan Baybars, “Arıklı’nın bile, Türkiye’nin bile olmadığını kabul ederek ek protokolle düzeltiriz dediğini” ifade etti.
Baybars, hükümetin zaten önceden de anayasaya aykırı bir dizi karar aldığını savunarak bunlara örnekler verdi.
Fiber konusunun doğrudan ülkenin veri güvenliğini etkileyecek bir konu olduğunu vurgulayan Baybars, vekillerin kendilerine saygısı varsa yeminlerine aykırı davranıp bu protokole evet dememesi gerektiğini söyledi.
Baybars, devletin veri güvenliğini sağlayacak, saklayacak veya denetleyecek potansiyeli olmamasını eleştirerek, komitede iktidar vekillerine ek protokol yapılmadan genel kurula gelmeyecek sözü veren Arıklı’nın kürsüye çıkıp herkesten “yalan söylediği için” özür dilemesini istedi.
“Devletin tüm yetkilerini baypas eden” bu protokolü iktidar vekillerinin hala okumadığını ileri süren Baybars, Arıklı’nın bugünkü açıklamalarından üniversitelerin zaten fiber optic kablo kullandığını bilmediğini de anladıklarını söyledi.
Baybars, protokolü denetleme yetkisi olmayan devletin gecikmeler veya güvenlik açısından da herhangi bir yaptırım hakkının olmayacağına işaret ederek, iktidar vekillerinin yaptığı açıklamaları ele alarak, çoğunun gerçekleri yansıtmadığını belirtti.
Paydaşların protokolle ilgili eleştiri ve şikayetlerini de dile getiren Baybars, internet sağlayıcılarının altyapıyı yaparak kullanımını da devlete devretmeyi teklif ettiğini de aktardı.
Baybars, paydaşların önerilerini haklı bulmuş görünen Arıklı’nın da ek protokol hazırlansın dediğini ve bir grup insanı bununla meşgul ettiğini söyleyerek, sorumlu hükümetin paydaşlarla önceden konuşarak sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini savundu.
Ek protokolle değiştirileceği söylenen bir metni onaylatmak için bu kadar çaba harcanmasını “şuursuzluk” olarak niteleyen Baybars, protokolün hiçbir maddesinde devletin kontrolünün olmadığını da yineledi.
Barçın
CTP Milletvekili Devrim Barçın, üzerinde konuştuklarının uluslararası anlaşma değil işbirliği protokolü olduğunu kaydederek, Meclisten geçmeyen mali işbirliği anlaşmasının meclisten geçirilip yürürlüğe girmesi gerektiğini hatırlatarak, koordinasyon ofisi konusunda da aynı sürecin yaşandığını ve mahkemenin anlaşmayı sonlandıracak kararı verdiğini söyledi.
Barçın, Yusuf Küçük adlı bir vatandaşın bilişim adası olma hedefiyle ilgili yapılan açıklamalara karşılık olarak yazdığı yazıyı okuyarak bilişim adası olmak için gerekenleri anlattı.
Barçın, protokolün maddelerini okuyarak, eleştirilerini sıraladı ve protokolün niye anayasaya aykırı olduğunu anlattı.
Bu konuşmaların yapılmasına sebep olan anlaşmayı imzalayan Başbakan Ünal Üstel’in karşısında oturup kendilerini dinlemediği, cevap vermediği için konuşmak istemediğini belirten Barçın, Üstel’in zaten bu dediklerini yapacak yetilere sahip olmadığını savundu.
Barçın, komite tutanaklarına Arıklı’nın ek protokol olmadan konunun genel kurula sevk edilmeyeceğini yazdırdığı ve Arıklı’nın “yalan söylediğini kanıtladığı için” UBP Milletvekili Hasan Küçük’e teşekkür ederek, konuşmasını bitirdi.
Talat
CTP milletvekili Ongun Talat ise, saat 05.02’de sözün bittiği yerde söz üreterek bir direniş göstermeye çalıştıklarını söyleyerek, sabah 09.00’dan beri yaşananlara anlam veremediğini, göstermelik toplantılarla paydaşların da kendilerinin de oyalandığını ileri sürdü.
Ek protokol hazırlanacağına kendisinin de inanmadığını, zaten önceden yaşananların da bugüne ışık tuttuğunu söyleyen Talat, konuyla ilgili yaşanılanlara örnekler verdi.
Talat, dünyada kablo çeken şirketlerin ülkelere para ödediğini hatırlatarak “biz para almayı bırakın bir de 25 yıl tekelleşmeyi garantiliyoruz” dedi. Telefon Dairesinin Türk Telekom’a ödediği yıllık ücretin de keyfi şekilde belirlendiğine işaret etti.
Protokolde hukuken hatalı bulduğu maddeleri sıralayan Talat, internetten Meclis Genel Kurulunu izleyen vatandaşların yazdığı yorumları okudu.
Kendilerinin Türk Telekom yetkilileriyle muhatap edilmelerini de doğru bulmadığını dile getiren Talat, “bu peşkeşe onay vermemiz mümkün değil, bu bizim tarihi sorumluluğumuzdur” dedi.
Candan
CTP milletvekili Armağan Candan da, günaydın diyerek başladığı konuşmasına “yeni mecliste ilk sabahlamamızı yaptık” diyerek bu tür “rezillikleri” bugün yaşamaya başlamadıklarını ama alışmayacaklarını söyledi.
Aynı gün hem ek protokol çalışması yapılıp hem de protokol onayı için genel kurulda görüşme yapmanın “garagözlük” olarak nitelenebileceğini savunan Candan, hükümetin bu konuda da sağlık ve eğitimde olduğu gibi ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını ileri sürdü.
Geçmişte özveriyle hayata geçirilen başta ihale ve rekabet, BTHK yasalarının bu protokolle yok sayıldığını öne süren Candan, ihale yasasına aykırı davranışlar üzerine kendisinin de “hanginiz ne kadar para aldınız diye sorma hakkının olduğunu “ söyledi.
Önce protokolün imzalanması, ardından görüş alınmasını eleştiren Candan, hükümetin tüm derdinin 3-5 ay daha koltuklarında oturmak olduğunu savundu.
Candan, hükümetin icraatlarını eleştirerek, hükümetin yaptığı yasaların “yarattığı kaosları” düzeltmek için neler yapıldığını anlattı.
Şahiner
CTP Milletvekili Salahi Şahiner de ikinci kez söz alarak mecliste bugün yine tarihi bir gün yaşadıklarını belirterek, bugünün sonunda 10 sayfalık protokolün ülkeye verdiği zararları yıllar sonra herkesin göreceğini ve onay verenlerin hiç unutulmayacağını söyledi.
Protokolde yer alan maddelerin yaratacağı farklı sorunlara işaret eden Şahiner, Türk Telekomun istediği yere, şartları uygunsa kablo döşeyecek olmasını da eleştirerek, bu hizmetten yararlanabilecek vatandaşın da iddia edildiği kadar fazla olmayacağını savundu.
Şahiner, bu protokol yüzünden hanelerin internete ödediği paranın kısa bir sürede elektrikle yarışır hale geleceğini de iddia etti.
Sabahın bu saatinde muhalefet olsun diye konuşmadığını, bunları söylemenin vicdani bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Şahiner, söz alan hiçbir CTP’li milletvekilinin amacının siyaset olmadığını bunun gelecek nesillere duydukları sorumluluktan kaynaklandığını belirtti.
Besim
Genel Kurul’da söz alan CTP Milletvekili Filiz Besim, konuyu ciddiyetle dinlemeyen, anlamayan, anlamamakta ısrar eden milletvekilleri olduğunu söyledi.
Fiber optik konusunda ihale önerdiklerini anımsatan Besim, internetin koşulsuz şekilde 25 yıllığına Türk Telekom’a devredilmesinin kabul edilemeyeceğini kaydetti.
“Biz de bunun parçası olmak için niye uğraşmıyoruz?” diye soran Besim, birilerinin sürekli gelip bir şeyler yapmasının beklendiğini ancak her protokolle ülke kaynaklarının başka yerlere aktarıldığını savundu.
Besim, “Alt yapı düzenlenecek, evlerimize kesintisiz internet gelecek. Böyle bir vaatle yola çıkıldı ama bu protokol de bir emir-komuta zinciridir” ifadelerini kullandı.
Neden ek protokol beklenmeden bu protokolün Meclis’e getirildiğini soran Filiz Besim, “Kendi öz kaynaklarımızdan 3-5 sayfayla 25 yıllığına vazgeçiyoruz, kendimizden vazgeçiyoruz…” dedi.
Ülkede egemenlik için büyük mücadeleler verildiğini de söyleyen Besim, “İnsanlar savaşı yaşadı, öldü, öldürüldü. Ata topraklarını bir gecede terk etti. Başkalarının kokusunun sindiği evlerde yaşamayı tercih etti. Neden? Kendi yönetecekleri, egemen olacakları bir toprak parçasına sahip olmak için” ifadelerini kullandı.
“Bu protokol tamam değil. Bunu milletvekilleriniz, bakanlarınız da söylüyor” diyen Besim, oylamanın ertelenmesini, bu protokol üzerinde Telefon Dairesi ile paydaşlarla ve şirketle daha fazla çalışılmasını talep etti.
Ülke insanın en büyük ihtiyacının öz güvenini kazanma, kurumlarını yönetme, kaynaklarıyla bir şeyler yapabilme olduğunu dile getiren Besim, konuşmasında muhalefetin erken seçim çağrısını da yineleyerek, en doğrusunun seçime gitmek olduğunu kaydetti.























