Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin konuşmasının ardından söz alan Başbakan Ünal Üstel, Fiber Optik Protokolü’ne ilişkin eleştirilere yanıt verdi. Üstel, söz konusu düzenlemenin Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan stratejik bir onay yasası olduğunu vurguladı.
Konuşmasına ana muhalefet liderine teşekkür ederek başlayan Üstel, hükümetin dört yılı dolmadan hayata geçirdiği hizmetlere işaret etti; önümüzdeki süreçte de altyapı ve halkın refahına dönük projelerin süreceğini söyledi. Zaman zaman muhalefetle birlikte, zaman zaman oy çokluğuyla adım atılabileceğini belirten Üstel, bunun demokrasinin gereği olduğunu ifade etti.
Meclis’te zaman zaman yaşanan sözlü atışmalar üzerine milletvekillerini dinleme kültürüne davet eden Üstel, ana muhalefet lideri konuşurken müdahale edilmediğini, aynı saygının kendisine de gösterilmesi gerektiğini kaydetti.
Üstel, Fiber Optik Protokolü’nün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile imzalanmış stratejik bir anlaşma olduğunu belirterek, “Böyle bir stratejik proje Türkiye Cumhuriyeti’yle yapılmasın, peki sorarım milletvekillerine, kiminle yapılsın?” ifadelerini kullandı.
Projenin stratejik niteliğinin tüm kesimlerce kabul edildiğini söyleyen Üstel, Türk Telekom’un yapısına da değindi. Şirketin hisselerinin büyük bölümünün Türkiye Varlık Fonu’na ait olduğunu, Maliye Bakanlığı’nın altın hissesi bulunduğunu ve yaklaşık yüzde 20’sinin özel sektöre açık olduğunu belirten Üstel, şirketin Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olduğunu vurguladı. Türk Telekom’un yıllık cirosunun 400 milyar dolar olduğunu dile getirdi.
Hükümetin hukukçulardan görüş aldığını, komite aşamasında savcının da hazır bulunduğunu aktaran Üstel, görüşülen metnin Türkiye Cumhuriyeti ile en üst düzeyde imzalanmış stratejik bir protokolün onay yasası olduğunu yineledi.
Konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinen Üstel, İsrail-Filistin çatışmasının üç yıla yaklaştığını, Gazze’de insanların bombalar altında yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. Uluslararası toplumun sessiz kaldığını savunan Üstel, “Hani Güvenlik Konseyi? Hani Birleşmiş Milletler? Hani insan hakları?” sorularını yöneltti.
İran’da olası bir çatışma ihtimalinin konuşulduğunu ifade eden Üstel, böylesi bir ortamda KKTC’nin haberleşme altyapısının önemine dikkat çekti. Ülkenin Türkiye üzerinden dünyaya açılan fiber optik hatlarla iletişim sağladığını, İskele ve Girne bölgelerinden Türkiye bağlantılı iki ayrı fiber optik hattı bulunduğunu söyledi. Bu hatların da Türk Telekom tarafından geçmişte çekildiğini belirtti.
İlgili bakanlığın yerel internet sağlayıcılarla görüşmelerinin sürdüğünü kaydeden Üstel, onay yasasının geçmesinin ardından mutabık kalınan maddelerin yeniden masaya yatırılacağını ve gerekirse ek protokoller yapılacağını dile getirdi.
Geçmişte su projesinde de benzer tartışmalar yaşandığını anımsatan Üstel, ek protokollerle düzenlemeler yapıldığını, su fiyatlarının belediye meclisleri tarafından belirlendiğini söyledi. Enerji alanında da onay yasasından sonra üç ek protokol yapıldığını ifade eden Üstel, Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC’nin taleplerine hiçbir zaman “hayır” demediğini, bundan sonra da demeyeceğini belirtti.
Ekonomik örgütlerin endişe etmemesi gerektiğini kaydeden Üstel, ilgili taraflarla görüşmelerin süreceğini ve mutabık kalınan hususların Meclis’e getirileceğini söyledi.
Yasada yalnızca ilgili şirkete değil, ülkedeki tüm yatırımcılara uygulanan muafiyet benzeri bir düzenleme yapıldığını belirten Üstel, bunun projenin hayati ve stratejik olmasından kaynaklandığını dile getirdi.
Fiber optik altyapının evlere kadar ulaştırılmasıyla birlikte daha hızlı ve uygun maliyetli internet hizmeti sağlanacağını ifade eden Üstel, “Bugün 10 liraya 10 mb internet alan vatandaş, 10 liraya 100 mb internet alacak. Bir evde dört internetten kurtulup tek internet kullanacak” dedi. İnternet servis sağlayıcılarının faaliyetlerine devam edeceğini, kimsenin ekmeğinin elinden alınmayacağını vurguladı.
Telefon Dairesi ve Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu’nun devre dışı bırakılmayacağını kaydeden Üstel, projenin stratejik niteliğinin iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda Üstel, “Türkiye Cumhuriyeti’nin stratejik konumda getirdiği hangi onay yasası varsa ben imzalayacağım” diyerek sözlerini tamamladı.























