CTP’DEN YOLSUZLUKLA MÜCADELE STRATEJİSİ
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), yolsuzluğun önlenmesi, kamu kaynaklarının korunması ve kamu yönetiminde hesap verebilirliğin güçlendirilmesi amacıyla hazırladığı “Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi”ni açıkladı.
“Şimdi Söz Bizde” başlığıyla kamuoyuna sunulan stratejide, yolsuzlukla mücadelenin yalnızca suç işlendikten sonra yürütülen soruşturmalardan ibaret olmadığı vurgulanırken; yolsuzluğu önleyen, ortaya çıkaran, soruşturan ve kamu güvenini yeniden tesis eden bütünlüklü bir sistem kurulması önerildi.
“YOLSUZLUK YAPISAL BİR SORUN”
CTP’nin stratejisinde, ülkede yolsuzluk, kayırmacılık ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin ciddi bir güven sorunu bulunduğu belirtildi.
Stratejide üç temel hedef ortaya konuldu. Bunlar; geçmişteki ciddi yolsuzluk iddialarının hukuk içinde araştırılması, gelecekte yolsuzluğu caydıracak bir sistem kurulması ve toplumda yerleşmeye başladığı ifade edilen “rüşvetsiz iş olmaz” algısının değiştirilmesi olarak sıralandı.
CTP, yolsuzluğun yalnızca kişilerin haksız biçimde zenginleşmesi anlamına gelmediğini belirterek, kamu hizmetlerinin aksaması, kamu kaynaklarının verimsiz kullanılması ve vatandaşın artan mali yükünün de sorunun sonuçları arasında bulunduğunu ifade etti.
YOLSUZLUK ALGISINDA DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM
Stratejide yer verilen Kuzey Kıbrıs’ta Yolsuzluk Algısı Araştırması verilerine göre, iş insanlarının yolsuzluğu ciddi bir sorun olarak görme oranında artış yaşandı.
| GÖSTERGE | 2020 | 2025 |
|---|---|---|
| Son bir yılda işini yaptırmak için rüşvet, hediye veya iyilik gerektiğini söyleyen iş insanları | %12 | %33 |
| Yolsuzluğu “çok ciddi bir sorun” olarak görenler | %58 | %72 |
| Yolsuzluk algısı puanı | 36 | 24 |
| Puanın karşılık geldiği dünya sıralaması | 104 | 150 |
CTP, söz konusu araştırmanın dokuz yıldır düzenli olarak gerçekleştirildiğini ve tabloda 2020, 2021 ve 2025 raporlarından yararlanıldığını belirtti.
Stratejide ayrıca rüşvetin en yaygın görüldüğü alanların başında yüzde 64 ile kamu arazileri ve binalarının dağıtımı ile kiralanmasının geldiği ifade edildi.
CTP, yolsuzluk algısındaki kötüleşmenin yanı sıra cezasızlık algısına da dikkat çekti. 2025 araştırmasında her 10 kişiden yaklaşık 7’sinin yolsuzluk yapanların hiç ya da çok seyrek cezalandırıldığını düşündüğü belirtildi.
“SORUN BİRKAÇ ÇÜRÜK ELMA DEĞİL”
Stratejide son yıllarda kamu yönetiminin üst kademelerini ve kamu kaynaklarının yönetildiği kurumları ilgilendiren çeşitli soruşturma ve dava süreçlerine de değinildi.
CTP, soruşturma veya kovuşturma altında bulunmanın suçlu olmak anlamına gelmediğini ve nihai kararın mahkemelere ait olduğunu vurguladı.
Bununla birlikte stratejide, farklı kurumları ilgilendiren soruşturma ve davaların sıklığının artık tek tek dosyaların ötesinde değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.
CTP, “Sorun birkaç çürük elma değil; yapısal bir yönetim, denetim ve hesap verebilirlik sorunudur” görüşüne yer verdi.
HEDEF: İYİ YÖNETİMİ KAMU STANDARDI HALİNE GETİRMEK
Stratejinin vizyonu, “iyi yönetimi kamunun standardı haline getirmek” olarak açıklandı.
Bu kapsamda CTP’nin temel yaklaşımı üç başlık altında toplandı:
- Kişileri değil sistemi değiştirmek.
- Yolsuzluğu soruşturmak kadar önlemek.
- Kamu kaynağını korurken kamu güvenini yeniden tesis etmek.
Stratejide yolsuzlukla mücadelenin siyasi rekabet aracı olmaması gerektiği belirtilerek, kuralların yönetenler dahil herkes için aynı şekilde uygulanması gerektiği ifade edildi.
ÜÇ AŞAMALI MÜCADELE MODELİ
CTP’nin önerdiği model “geçmişin hesabı, geleceğin caydırıcılığı ve kültürün değişimi” olmak üzere üç ana başlıkta ele alındı.
Geçmişin hesabı: Büyük yolsuzluk iddialarının bağımsız biçimde araştırılması, sonuçsuz kalan denetim dosyalarının yeniden ele alınması ve yargı kararıyla haksız edinildiği kesinleşen kamu kaynaklarının geri kazanılması.
Geleceğin caydırıcılığı: Mal beyanlarının incelenmesi, zamanında denetim, elektronik ihale ve şirketlerin gerçek faydalanıcılarının belirlenmesi.
Kültürün değişimi: Güvenli ihbar mekanizmaları, eğitim ve kamuoyunun bilgilendirilmesiyle “rüşvetsiz de iş yapılabilir” anlayışının güçlendirilmesi.
STRATEJİNİN ÜÇ KURUMSAL AYAĞI
CTP, stratejinin kurumsal yapısını üç temel başlıkta topladı.
1. Mevcut kurumların güçlendirilmesi: Sayıştay, Ombudsman, Maliye Teftiş, Mali Suçlar birimleri ve Merkezi İhale Komisyonu’nun bağımsızlık, personel, dijital altyapı ve raporlama kapasitesinin artırılması.
2. Yasal boşlukların kapatılması: Kamu ihaleleri, mal bildirimi, çıkar çatışması, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi, gerçek faydalanıcı bilgisi ve ihbarcı korumasına ilişkin düzenlemelerin güçlendirilmesi.
3. Bağımsız Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi kurulması: Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun hükümete bağlı bir yapı olmaktan çıkarılarak bağımsız Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’ne dönüştürülmesi.
YMO İÇİN BAĞIMSIZLIK MODELİ
Stratejinin en önemli önerilerinden biri Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’ne dönüştürülmesi oldu.
Önerilen sistemde YMO’nun herhangi bir bakana veya Başbakana bağlı olmaması, inceleyeceği konuları kendisinin belirlemesi, raporlarını Meclis ve kamuoyuyla paylaşması ve suç delili içeren dosyaları doğrudan Başsavcılığa göndermesi öngörülüyor.
| BUGÜN: DENETLEME KURULU | YARIN: YMO | |
|---|---|---|
| Kime bağlı? | Başbakana | Hiçbir bakana veya Başbakana bağlı değil |
| Neye bakacağına kim karar veriyor? | Başbakanın talimatı | Kendisi |
| Raporunu kime veriyor? | Yalnızca Başbakana | Meclis’e ve halka |
| Suç delili nereye gidiyor? | Başbakan üzerinden savcılığa | Doğrudan Başsavcılığa |
CTP, YMO’nun mevcut denetim kurumlarının yerine geçmeyeceğini, bu kurumları tamamlayacağını belirtti.
YMO’NUN ÜÇ TEMEL GÖREVİ
Önerilen YMO’nun üç temel işlevi bulunacak:
Araştırma: Yolsuzluk iddialarını araştırmak, delil toplamak ve yeterli delil bulunan dosyaları Başsavcılığa göndermek.
Önleme: Mal beyanlarını incelemek, riskli alanları belirlemek ve yolsuzluk risk haritalarını takip etmek.
Bilinçlendirme: Eğitim, bilgilendirme, etik standartlar ve güvenli ihbar mekanizmalarını geliştirmek.
CTP, YMO’nun mahkeme veya savcılık görevi üstlenmeyeceğini, dava açma kararının Başsavcılığa ait olmaya devam edeceğini belirtti.
YMO İÇİN 25 KİŞİLİK YAPI
Stratejide YMO’nun başlangıç aşamasında 25 kişilik bir kadroyla yapılandırılması önerildi.
| BİRİM | KADRO | GÖREV |
|---|---|---|
| Başkan | 1 | Kurumu yönetmek, Meclis ve kamuoyuna hesap vermek |
| Başkan Yardımcısı | 1 | Araştırma birimini yönetmek ve Başkan’a vekâlet etmek |
| Araştırma Dairesi | 10 | Araştırma, mali inceleme, adli muhasebe, adli bilişim ve veri analizi |
| Önleme ve Mal Beyanı Dairesi | 6 | Mal beyanı incelemeleri ve risk analizi |
| Hukuk Müşavirliği | 2 | Başsavcılığa gönderilecek dosyalar ve hukuki süreçler |
| Eğitim, İletişim ve İhbar | 2 | Eğitim, iletişim ve ihbar süreçleri |
| Bilgi Sistemleri | 1 | Sistem ve güvenlik yönetimi |
| İdari ve Mali İşler | 2 | Bütçe, personel, satın alma ve kayıt |
| TOPLAM | 25 |
MAL BEYANLARI AKTİF OLARAK DENETLENECEK
Stratejide mevcut sistemdeki temel eksikliklerden birinin mal beyanlarının alınmasıyla gerçekten incelenmesi arasındaki boşluk olduğu belirtildi.
Yeni sistem kapsamında:
- Mal beyanlarının dijital ortamda alınması,
- Tapu, vergi, şirket ve banka kayıtlarıyla yasal çerçevede çapraz kontrol yapılması,
- Açıklanamayan mal varlığı artışlarının incelenmesi,
- Çıkar çatışması bildirimlerinin mal beyanı sistemiyle birlikte değerlendirilmesi
önerildi.
KAMU İHALELERİNDE E-İHALE DÖNEMİ
CTP, kamu ihalelerinde şeffaflığın artırılması amacıyla zorunlu ve izlenebilir e-ihale altyapısı kurulmasını önerdi.
İhale ilanından sözleşmenin tamamlanmasına kadar tüm sürecin izlenebilir olması, teklif veren şirketlerin gerçek faydalanıcılarının açıklanması ve sözleşme bilgilerinin kamuoyuna açılması planlandı.
Stratejide ayrıca gizlilik ve istisna hükümlerinin daraltılması, kara listenin etkin uygulanması ve Merkezi İhale Komisyonu’nun yapısal bağımsızlığının güçlendirilmesi önerildi.
KAMU İHALELERİNDE DÖRT SORUNA DÖRT ÖNERİ
| BUGÜNKÜ AÇIK | ÖNERİLEN DÜZENLEME |
|---|---|
| “Gizli ihale” uygulaması | Güvenlik alımlarıyla sınırlandırma, yazılı gerekçe ve Sayıştay denetimi |
| Şirketin gerçek sahibinin bilinmemesi | Gerçek sahibini açıklamayan şirketlerin ihaleye alınmaması |
| İhale sürecinin dışarıdan izlenememesi | İlan, teklifler, kazanan, fiyat ve sözleşmenin internette yayımlanması |
| Merkezi İhale Komisyonu’nun hükümete bağlı olması | Üyelerin seçimi ve görev güvencesinin yeniden düzenlenmesi |
KAMU ARAZİLERİ İÇİN E-KAYIT ÖNERİSİ
Stratejide kamu arazilerinin tahsis, kiralama ve kullanım kararlarının da erişilebilir hale getirilmesi önerildi.
Buna göre vatandaşların hangi kamu arazisinin kime, hangi bedelle, ne kadar süreyle ve hangi gerekçeyle verildiğini görebileceği elektronik bir kayıt düzeni oluşturulması hedefleniyor.
GERÇEK FAYDALANICI SİCİLİ KURULACAK
CTP, yolsuzlukla mücadelede para hareketlerinin ve şirketlerin arkasındaki gerçek kişilerin takip edilmesinin önemine dikkat çekti.
Bu kapsamda “Gerçek Faydalanıcı Sicili” oluşturulması, Mali Suçlar birimlerinin teknik kapasitesinin artırılması, adli muhasebe ve veri analizi imkanlarının geliştirilmesi önerildi.
SAYIŞTAY VE MALİYE TEFTİŞ GÜÇLENDİRİLECEK
Stratejide YMO’nun bir “süper kurum” olmayacağı, mevcut denetim kurumlarının kendi görevlerini sürdürmeye devam edeceği belirtildi.
Sayıştay için kamu mali yönetim sistemlerine okuma yetkisiyle doğrudan erişim, denetlenen kurumların bulgulara 30 gün içinde yazılı yanıt vermesi, raporların otomatik olarak yayımlanması ve tavsiyelerin uygulanıp uygulanmadığının takip edilmesi önerildi.
Maliye Teftiş ve İnceleme Kurulu için ise yıllık teftiş programının Bakanın takdirinden çıkarılması, kurumsal özerkliğin güçlendirilmesi, kadro artışı ve dijital teftiş altyapısının geliştirilmesi gündeme getirildi.
İHBAR EDENLER İÇİN YASAL KORUMA
Stratejinin bir diğer başlığı ihbarcıların korunması oldu.
Kamu görevlileri ve özel sektör çalışanlarının kamu yararına ciddi usulsüzlükleri bildirdikleri için işlerini veya kariyerlerini kaybetme korkusu yaşamamaları gerektiği belirtilerek, güvenli ve gerektiğinde anonim ihbar sistemi kurulması önerildi.
KURUMLAR ARASI İŞBİRLİĞİ MODELİ
CTP, kurumların kendi yasal görevlerini bağımsız biçimde yerine getireceği bir koordinasyon modeli önerdi.
Bu kapsamda Başbakanlık bünyesinde Strateji Koordinasyon Sekreteryası kurulması ve Kurumlar Arası İstişare Kurulu oluşturulması planlandı.
Strateji Koordinasyon Sekreteryası’nın planın uygulanmasını izlemesi ancak soruşturmalara müdahale etmemesi öngörülürken, İstişare Kurulu’nun YMO, Sayıştay, Maliye Teftiş, Başsavcılık ve Polis Mali Şube arasında bilgi paylaşımını sağlaması planlandı.
Önerilen görev dağılımında;
- Başbakanlık: Stratejik ve idari koordinasyon,
- YMO: Bağımsız araştırma, önleme ve bilinçlendirme,
- Sayıştay: Bağımsız dış denetim,
- Maliye Teftiş: Mali ve idari teftiş,
- Mali Suç Birimleri: Kara para ve mali suç soruşturmaları,
- Başsavcılık: Kovuşturma kararı,
- Merkezi İhale Komisyonu: Kamu alımları,
- Meclis: Demokratik gözetim,
- Sivil toplum, meslek örgütleri ve basın: Toplumsal gözetim ve şeffaflık
olarak belirlendi.
İLK 100 GÜNDE GÖREV GÜCÜ KURULACAK
CTP, ilk 100 gün içerisinde geçiş sürecini hazırlamak üzere Yolsuzlukla Mücadele Görev Gücü oluşturulmasını önerdi.
İlk yıl için belirlenen hedefler arasında YMO’nun yasal altyapısının hazırlanması, Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun dönüşüm takviminin yayımlanması, mal beyanı ve çıkar çatışması reformlarının Meclis’e sunulması, Kamu İhale Yasası reformunun hazırlanması ve Gerçek Faydalanıcı Sicili için teknik çalışmaların başlatılması bulunuyor.
Ayrıca Sayıştay ve Maliye Teftiş’in güçlendirilmesi, ihbarcı koruma sistemine ilişkin yasa çalışmasının başlatılması, kamu kurumlarının ilk yolsuzluk risk haritalarının hazırlanması ve “Dürüst Yönetim Portalı” kurulması hedefleniyor.
ULUSLARARASI STANDARTLAR REFERANS ALINDI
Stratejinin uluslararası standartlara dayandırıldığı belirtilirken, Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi (UNCAC), OECD Kamu Dürüstlüğü Tavsiyesi, Avrupa Birliği düzenlemeleri, FATF tavsiyeleri, INTOSAI ilkeleri ve ihbarcıların korunmasına ilişkin uluslararası düzenlemelere atıf yapıldı.
CTP, KKTC’nin uluslararası tanınma sorunu nedeniyle UNCAC gibi bazı uluslararası sözleşmelere resmen taraf olamadığını belirterek, söz konusu standartların Cumhuriyet Meclisi’nden geçirilecek yasalarla iç hukuka aktarılmasını önerdi.
| KONU | ULUSLARARASI KAYNAK | STRATEJİDEKİ KARŞILIĞI |
|---|---|---|
| Ulusal strateji | UNCAC, OECD Kamu Dürüstlüğü Tavsiyesi, AB düzenlemeleri | Strateji Koordinasyon Sekreteryası |
| Bağımsız kurum | UNCAC, Jakarta İlkeleri | Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi |
| Mal beyanı | UNCAC md. 8(5) ve 52(5) | Mal beyanlarının kayıtlarla karşılaştırılması |
| Kamu ihaleleri | UNCAC md. 9, AB Kamu Alımları Direktifi, OECD Tavsiyesi | Kamu İhale Yasası reformu |
| Kamu arazileri | UNCAC md. 10, FAO ilkeleri | Tahsis ve kiralamaların yayımlanması |
| Bağımsız dış denetim | INTOSAI Lima ve Meksiko Bildirgeleri | Sayıştay’ın güçlendirilmesi |
| Gerçek faydalanıcı | UNCAC md. 14, FATF Tavsiyeleri | Gerçek Faydalanıcı Sicili |
| Haksız kazancın geri alınması | UNCAC md. 31 ve 54, AB düzenlemeleri | Haksız edinilen malların geri alınması |
| İhbarcıların korunması | UNCAC md. 33, AB İhbarcıların Korunması Direktifi | Güvenli ve anonim ihbar sistemi |
| Sivil toplum katılımı | UNCAC md. 13 | Meclis ve kamuoyu gözetimi |
“AMAÇ HESAPLAŞMA DEĞİL”
CTP, stratejinin sonucunda yolsuzlukla mücadelenin kişilere bağlı siyasi irade meselesi olmaktan çıkarılarak kalıcı kurumlara, açık kurallara ve denetlenebilir süreçlere bağlanmasının hedeflendiğini belirtti.
Stratejide, kuralların iktidar, muhalefet, seçilmiş, atanmış ve kamu ile iş yapan herkes için aynı şekilde uygulanması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca hazırlanacak hukuki düzenlemelerin anayasal yetkiler, kişisel verilerin korunması, ceza muhakemesi güvenceleri, masumiyet karinesi ve mevcut kurumların yasal yetkileri açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.























